Sunday, November 25, 2007


Küçük dünyalar yaratıyoruz içine sığabilmek için, ya da sığabileceğimizi düşündüğümüz kadarını ''dünyam'' diye dayatıyoruz kendimize, daha fazlasını değil!

Saklanacak bir kabuk arıyoruz tavus kuşu misali başımızı sokabilmek adına..

İçeride kalıyoruz, en içeride..

Dışarısını görmemecesine; en dibe, en derine sessizce süzülüyoruz..

Kabuğumuza yerleşiyoruz...

1 comments:

Yavuz said...

Nedir benim bu başıma gelenler ey Allah'ım...